Ders 17 / 43 · İngilizce B2

Eşdizim ve Kalıplar

Bu salt okunur bir görünüm. Burada yaptığın hiçbir şey kaydedilmez, hiçbir puan tutulmaz.

Doğal Sözcük Eşleşmelerini Tanıma

Bir araştırma grubunun sunumunda neden strong evidence doğal duyulurken powerful evidence kulağa daha yapay gelebilir?

Doğal Eşdizimler ve Sözcük Birliktelikleri Doğal fiil-isim ve sıfat-isim eşleşmeleri (make a decision vs do research)

A Research Meeting

Maya arrived at the university library early to take notes for her seminar. Her group needed to conduct research on student study habits. They found strong evidence in a recent survey. Maya wrote a clear summary of the results. During the meeting, Leo asked a difficult question. The group gave a careful answer and improved their presentation.

Bu kartın sonunda kısa günlük ve akademik bağlamlarda doğal eşdizimleri yapay sözcük birleşimlerinden ayırt edebileceksin.

Sözcükler neden birlikte kullanılır?

Bir dili bilmek, tek tek sözcüklerin anlamını bilmekten fazlasıdır. Bazı sözcükler yan yana geldiklerinde İngilizcede daha alışılmış ve doğal duyulur. Bu doğal birlikteliklere eşdizim denir. Sözcüklerin anlamı anlaşılır olsa bile, alışılmadık bir eşleşme cümleyi yapay gösterebilir.

Örneğin araştırma toplantısında strong evidence doğal bir birlikteliktir. Powerful evidence anlaşılabilir, ancak bu bağlamda daha az doğal duyulur. Strong ve powerful benzer anlamlı olsa da, birini diğerinin yerine koymak her zaman uygun olmaz.

Fiil ve isim kalıpları

Hikâyedeki take notes ve conduct research fiil ve isim birliktelikleridir. Türkçedeki “notları almak” sözcük sözcük çevrildiğinde anlaşılabilir. Fakat İngilizcede alışılmış ifade take notes biçimindedir. Benzer şekilde, bir araştırmayı yürütmek için conduct research kullanılır.

  • ask a question doğal bir fiil ve isim kalıbıdır.
  • make a question aynı anlamı hedeflese de doğal seçim değildir.
  • give an answer bir başka yaygın birlikteliktir.

Burada önemli olan, fiilin tek başına doğru olup olmadığını değil, isimle birlikte doğal bir bütün oluşturup oluşturmadığını değerlendirmektir.

Sıfat ve isim kalıpları

Hikâyedeki clear summary sıfat ve isim kalıbıdır. Sıfat, özetin niteliğini belirtir. Strong evidence de aynı türden bir birlikteliktir: sıfat, isimle birlikte belirli ve alışılmış bir anlam kurar.

Heavy rain doğal bir kalıptır. strong rain ise Türkçedeki “kuvvetli yağmur” ifadesini doğrudan aktarmaya benzer. Sözcükleri tek tek çevirmek, İngilizcedeki yaygın eşleşmeyi gözden kaçırabilir. Bu yüzden bir ifade kulağa anlaşılır gelse bile, doğal olup olmadığını ayrıca düşün.

İpucu

Yeni bir ifadeyi yalnızca tek sözcük olarak değil, birlikte görüldüğü sözcüklerle öğren. Örneğin evidence sözcüğünü strong evidence kalıbıyla hatırla.

Araştırma toplantısındaki ifadelerde hangi sözcük birliktelikleri doğaldı? Sonraki örnekte bir fiil ile ismin nasıl eşleştiğini daha yakından incele.

take notes

not almak

  • Strong evidence doğal bir sıfat ve isim birlikteliğidir. Strong ile evidence bu bağlamda alışılmış bir eşleşme oluşturur.
  • Bir soru sormayı doğal biçimde hangi ifade anlatır? Ask a question yaygın fiil ve isim kalıbıdır. Diğer seçenekler sözcük sözcük aktarım veya yapay eşleşmelerdir.
  • Yağış için doğal sıfat ve isim kalıbı hangisidir? Heavy rain İngilizcede doğal bir eşleşmedir. Benzer anlamlı strong bu isimle aynı biçimde kullanılmaz.

Make a Decision Kalıbını İnceleme

make a decision ifadesinde fiil, ismin yanına rastgele eklenmez. Bu kalıbı doğru seçmek için önce bağlamdaki eylemi, sonra İngilizcede bu isimle sık kullanılan fiili belirle. Araştırma toplantısında grup bir sunum konusunu seçiyorsa, karar verme eylemi vardır. İngilizcede bu düşünce doğal olarak make a decision ile ifade edilir.

Make a Decision Kalıbını İnceleme DO vs MAKE vs TAKE vs HAVE ayrımı ve doğal eşleşen isimler

Fiil ile ismi birlikte incelemek

Önceki doğal sözcük eşleşmeleri bilgisi burada bir inceleme aracına dönüşür. Bir fiil ve isim kalıbında, isim çoğunlukla temel fikri taşır. Fiil ise o fikirle İngilizcede alışılmış biçimde eşleşir. Türkçedeki “karar vermek” ifadesindeki fiili sözcüğü sözcüğüne çevirmek, İngilizcede aynı fiilin kullanılacağını garanti etmez.

Aşağıdaki karşılaştırmada isim aynıdır, değişen yalnızca fiildir. Bu yüzden kararın hangi sözcükle kurulduğunu doğrudan görebilirsin.

İfadeDeğerlendirme
make a decisionDoğal ve yaygın bir kullanım
do a decisionBu anlamda yapay bir eşleşme
reach a decisionDoğal. Karara varma sonucunu öne çıkarır

Bu örnekler, eşdizim denen sözcük ortaklığının yalnızca dilbilgisel olarak mümkün bir cümle kurmaktan farklı olduğunu gösterir. Do a decision biçiminde fiil ve isim ayrı ayrı anlaşılır olsa da ikili, bu anlamda İngilizcenin doğal kalıbı değildir. Sözcüklerin anlamını bilmek önemlidir. Fakat doğal kullanım için hangi sözcüklerin birlikte yerleştiğini de tanımak gerekir.

Bir kalıbı adım adım çözümlemek

Bir cümlede fiil ve isim eşleşmesini değerlendirirken şu sırayı kullan:

  1. Cümlede anlatılan ana eylemi belirle. Araştırma grubunun örneğinde eylem, sunum konusunu seçme ve kararını netleştirmedir.
  2. Eylemin merkezindeki ismi bul. Burada merkezde decision bulunur.
  3. İngilizcede bu isimle kullanılan fiil kalıbını karşılaştır. Bu bağlamda doğal seçenek make a decision olur.
  4. Seçtiğin eşleşmeyi cümle içinde yeniden oku. The group made a decision about the presentation topic. cümlesinde eylem ve bağlam birbiriyle uyumludur.

Son adımda cümlenin yalnızca dilbilgisel olup olmadığını değil, seçilen sözcüklerin birlikte doğal duyulup duyulmadığını da kontrol et. Aynı isim başka doğal fiillerle de görülebilir. Ancak bu, her fiilin aynı anlamı veya odağı verdiği anlamına gelmez. Örneğin make a decision karar verme eylemini anlatırken reach a decision karara ulaşma sonucunu vurgular.

Çözümlü örnek ve yakın örnek

Çözümlü örnekte grup, araştırma sunumunun konusunu seçiyor: The students made a decision about their research topic. İsim decision, seçimin sonucunu adlandırır. made ise bu isimle kullanılan fiildir. Cümlede “karar üretmek” gibi fiziksel bir anlam aranmaz. Fiil ve isim birlikte, İngilizcede karar verme düşüncesini aktarır.

Yakın örnekte yalnızca bağlamı değiştir: The committee made a decision about the meeting time. Burada da bir grup, bir konuda seçim yapıyor. Konu araştırma başlığı değil toplantı saati olsa da fiil ve isim kalıbı aynı kalır. Bu karşılaştırma, kalıbı tek bir cümleye ezberlemek yerine benzer karar bağlamlarında tanımana yardım eder.

İsim çevresindeki başka bir eşleşme

Kalıplar yalnızca fiil ile isim arasında kurulmaz. Bir sıfat da isimle doğal bir birliktelik oluşturabilir. Örneğin an informed decision ifadesinde sıfat, kararın niteliğini belirtir. Buradaki amaç, bu tür sıfat ve isim kalıplarını ayrıntılı sınıflandırmak değil. Aynı cümlede farklı sözcüklerin farklı eşleşmeler kurabildiğini fark etmektir. Birlikteliği değerlendirirken önce hangi sözcük çiftine baktığını açıkça belirle.

Uyarı

Türkçede “karar vermek” denildiği için İngilizcede de do fiilini seçmek anlaşılır bir tahmindir, ancak bu kalıpta doğru eşleşme değildir. Çeviri, ilk anlam ipucunu verebilir. Doğal fiil ve isim kalıbını ise İngilizce kullanım belirler.

Kararı bağlamla eşleştirmek

Kısa günlük ve akademik cümlelerde kararın neyle ilgili olduğuna bak. Arkadaşların bir etkinlik seçmesi de, araştırma grubunun sunum konusunu belirlemesi de karar verme durumudur. İfade değişmeden kalabilir: We made a decision about the event. ve The research group made a decision about its presentation. Her iki örnekte de isim aynı kalır ve onunla doğal kullanılan fiil seçilir.

İfadeGenAm IPATürkçe karşılığı
make a decision/meɪk ə dɪˈsɪʒən/karar vermek
do a decision/duː ə dɪˈsɪʒən/bu anlamda yapay kullanım
reach a decision/riːtʃ ə dɪˈsɪʒən/bir karara varmak

Bu eşleşmeleri bir kez fark ettikten sonra yeni cümlede şu soruyu sor: “İsim neyi anlatıyor ve İngilizcede bu isimle hangi fiil doğal biçimde kullanılıyor?” Böylece yalnızca sözcükleri tek tek çevirmek yerine, anlamı taşıyan kalıbı seçersin.

  • The team reached a decision. doğal bir kullanımdır. Reach a decision, karar sonucuna varmayı anlatan doğal bir fiil ve isim kalıbıdır.
  • Öğrenci topluluğu gezi planına karar veriyor. Hangi ifade doğal? Make a decision, karar verme anlamında doğal bir eşleşmedir. Türkçedeki fiili doğrudan çevirmek doğru kalıbı vermeyebilir.
  • Akademik kurul bir karar aldı: The panel ___ a decision. Make a decision kalıbı geçmiş zamanda made a decision olur. do bu isimle kullanılmaz.

Sıfat ve İsim Birlikteliklerini Eşleme

Bir sıfatın tek başına uygun olması, yanındaki isimle doğal bir ikili kurduğu anlamına gelmez. Örneğin powerful engine doğal bir sıfat-isim kalıbıdır. Burada sıfat, motorun gücünü niteler. Aynı sıfatı başka bir ismin önüne getirmek her zaman aynı doğallığı vermez. Sözcüklerin anlamı kadar alışılmış birliktelikleri de önemlidir.

Önce kalıbın biçimini belirle. Sıfat isimden önce geliyorsa sıfat-isim birlikteliğine bakıyorsun. Eylem isimle kuruluyorsa fiil-isim kalıbı söz konusudur. Bu ayrım, seçeneği değerlendirirken neyi karşılaştıracağını gösterir. Tek başına hangi seçeneğin doğal olduğunu kanıtlamaz.

KalıpÖrnekNe anlatıyor?
Sıfat + isimpowerful engineMotorun niteliğini belirtiyor.
Sıfat + isimwet paintBoyanın hâlini belirtiyor.
Fiil + isimmake an effortBir çabanın gösterilmesini anlatıyor.
Fiil + isimkeep to the rulesKurallara bağlı kalmayı anlatıyor.

Tablodaki örneklerde sözcükleri birbirinden bağımsız seçmek yerine, birlikte nasıl kullanıldıklarına dikkat et. wet paint bir yüzeyin ıslak olduğunu bildirirken powerful engine motorun gücünü niteler. İki kalıp da sıfatla başlar, ancak sıfatların anlamı kendi isimlerinin bağlamına bağlıdır. Biçim benzerliği, anlam ve kullanım bakımından eşdeğer oldukları anlamına gelmez.

Bir uyarı levhasını adım adım okumak

Bir araştırma binasının kapısında yeni boyanmış bir yüzey olduğunu düşün. Levhada wet paint yazıyor. Bu örneği çözerken şu adımları izle:

  1. Bağlamı belirle. Levha, yüzeye dokunulmaması için uyarı veriyor. Bu nedenle gereken bilgi boyanın o anki hâlidir. Bağlamı belirlemek önemlidir. Çünkü aynı isim farklı durumlarda farklı sıfatlarla eşleşebilir.
  1. Kalıbın türünü tanı. wet paint ifadesinde wet sıfat, paint isimdir. Burada bir eylem anlatılmadığı için fiil-isim kalıbı aramak uygun olmaz.
  1. Sıfatın bu isimle verdiği anlamı kontrol et. wet, boyanın ıslak olduğunu belirtir. Bu anlam, uyarı levhasının amacıyla örtüşür. Dolayısıyla seçim hem bağlama hem de doğal sözcük birlikteliğine uygundur.
  1. Benzer görünen seçeneği sınırla. powerful paint sözcük dizilişi bakımından yine sıfat ve isim içerir. Ancak sıfat, levhanın iletmek istediği “dokunma, boya ıslak” bilgisini vermez. Sorun sıfatın dilbilgisel olarak isimden önce gelmesi değildir. Seçilen anlamın bağlamı karşılamamasıdır.

Yaygın hata, bir sıfatın bir isimle kullanılabildiğini görünce aynı sıfatın başka isimlerle de doğal olacağını varsaymaktır. Oysa sözcükleri tek tek çevirmek, birlikte nasıl kullanıldıklarını göstermeyebilir. Bir seçenek cümle yapısına uyabilir ama doğal bir birliktelik olmayabilir. Bu yüzden hem biçimi hem de bağlamdaki anlamı kontrol et.

İki aday arasında karar vermek

Önceki örneklerde eşleşmenin rastgele olmadığını gördün. Burada aynı fikri sıfat-isim kalıplarına uygularken, yalnızca sıfatın tanıdık olmasına güvenme. “Bu sıfat bu ismin niteliğini bağlamda doğru biçimde anlatıyor mu?” diye sor. Ardından ifadenin bilinen doğal bir birliktelik olup olmadığını değerlendir.

Bir fiil-isim kalıbını sıfat-isim kalıbıyla karıştırmamak da önemlidir. make an effort içinde isim olan effort, fiil olan make ile bir eylem oluşturur. powerful engine içinde ise fiil yoktur. powerful, engine ismini niteler. Bir ifadeyi doğru sınıflandırınca hangi kelimelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği netleşir.

Bazı ifadelerde yakın anlamlı birden fazla seçenek bulunabilir. Örneğin kurallara bağlı kalma anlamında keep to the rules ve stick to the rules kullanılabilir. Bu, her eşdizimin tek ve değiştirilemez bir biçimi olduğu anlamına gelmez. Fakat seçeneklerin bulunması, istenen bağlamı göz ardı ederek herhangi bir sözcüğü seçebileceğin anlamına da gelmez. İfade, hem amaçlanan anlamı vermeli hem de doğal duyulmalıdır.

Araştırma toplantısında karşılaştırma

İfadeKalıpBağlama uygunluk
powerful engineSıfat + isimMotorun gücünü anlatır.
wet paintSıfat + isimBoyanın hâlini anlatır.
make an effortFiil + isimÇaba gösterme eylemini anlatır.
powerful paintSıfat + isimBoyanın ıslak olduğu uyarısını vermez.

Bir araştırma toplantısında katılımcı motorlardan söz ediyorsa powerful engine uygun bir seçimdir. Aynı ifadeyi kapıdaki boya uyarısına taşımak, sözcükleri yanlış bağlama yerleştirir. Tahminin şu olsun: İfade aynı iki kelime türünü korusa bile, bağlam değişince uygunluğu değişebilir. Kontrol ettiğinde de biçimin tek başına yeterli olmadığını görürsün.

İpucu

İpucu Önce ifadenin hangi kalıp olduğunu belirle. Sonra bağlamın istediği anlamı ve doğal sözcük birlikteliğini birlikte kontrol et.

powerful engine

güçlü motor

  • “Keep to the rules” sıfat-isim kalıbıdır. Doğru mu? Bu ifade fiil-isim kalıbıdır. “keep” eylemi, “rules” ise isim grubunu oluşturur.
  • Bir uyarı levhasında hangi ifade boya durumunu doğal biçimde anlatır? Wet paint boyanın hâlini belirtir ve uyarı bağlamına uyar. Diğer seçenekler bu anlamı vermez.
  • Motorun gücünü anlatan doğal ifadeyi seç: _____ engine. Powerful engine motorun gücünü anlatan sıfat-isim birlikteliğidir.

Cümlede Uygun Eşdizimi Seçme

Bir cümlede uygun eşdizimi seçerken yalnızca her sözcüğün sözlük anlamına bakma. İki sözcüğün birlikte o bağlamda doğal duyulup duyulmadığını da kontrol et. Daha önce gördüğün fiil-isim ve sıfat-isim örneklerini bu kez gerçek bir iletişim amacıyla kullan: Bir öğrenci duyuru yazıyor, diğeri grup çalışması için kuralları açıklıyor.

Cümleyi kurarken üç kontrol

  • Bağlamı belirle. Cümle bir çabadan mı, bir kuraldan mı, yoksa görünen bir uyarıdan mı söz ediyor?
  • İsmi ya da durumu tanı. Seçilecek fiil veya sıfat, bu isimle birlikte amaçlanan anlamı kuruyor mu?
  • İkiliyi cümlede dene. Tek tek uygun görünen sözcükler, yan yana geldiklerinde de doğal mı?

Örneğin, öğrencinin raporu için çok çalıştığını anlatan bir cümlede make an effort uygun bir seçimdir. Bu ifade, çaba göstermeyi anlatır. do an effort ise Türkçedeki “çaba yapmak” düşüncesinden hareketle kurulmuş gibi görünür. Sözcüklerin anlamı anlaşılır olsa da birlikte doğal bir İngilizce kalıp oluşturmaz.

Cümleyi genişlettiğinde seçim daha kolay kontrol edilir: Lea made an effort to finish the report before the meeting. Burada raporu bitirme amacı, ifadenin anlamını belirginleştirir. Fiil, isimle uyumludur ve cümlenin günlük-akademik bağlamına uyar.

Aynı anlam alanı, farklı eşleşme

Grup çalışmasında kurallara uyulmasını isteyen bir öğrenci, keep to the rules ya da stick to the rules diyebilir. Bu iki seçenek, kurallara bağlı kalma fikrini benzer biçimde verir. Seçim yaparken her fiili ayrı ayrı “uygun mu?” diye değerlendirmek yerine, cümlede anlatılan eylemi ve tamamını birlikte incele.

DurumCümlede uygun seçimYapay duyulabilecek seçim
Bir çabadan söz etmekmake an effortdo an effort
Kurallara bağlı kalmakkeep to the rulesmake to the rules
Islak boya hakkında uyarıwet paintdamp painting

Tablodaki karşılaştırma, her durumda tek bir değişmez seçenek olduğu anlamına gelmez. Kaynakta da bazı eşdizimlerin daha sabit, bazılarınınsa benzer anlamı veren farklı seçeneklere açık olduğu belirtilir. Önemli olan, Türkçedeki karşılığı sözcük sözcük İngilizceye taşımak değil, cümlenin amacına uyan İngilizce birleşimi kullanmaktır.

make an effort

Bir şeyi başarmak için uğraşmak, gayret sarf etmek

stick to the rules

Belirlenen kuralların dışına çıkmamak, kuralları takip etmek

Konuşmada seçim yapmak

Aşağıdaki konuşmada öğrenciler bir grup sunumunun son düzenlemelerini yapıyor. Seçenekler, anlamı korurken cümlenin doğal duyulup duyulmadığını değerlendirmeyi gerektiriyor.

İlk cümlede make an effort, grubun kurallara uymak için göstereceği çabayı anlatır. İkinci cümlede stick to the rules, doğrudan kurallara bağlı kalma eylemini öne çıkarır. Üçüncü cümledeki wet paint, kısa bir uyarı ifadesidir. Burada amaç boyanın durumunu bildirmektir. “ıslak” anlamına yakın başka bir sıfatı seçmek tek başına yeterli olmaz.

Uyarı

Yaygın hata Türkçedeki bir sözcüğe yakın anlamlı İngilizce karşılık bulmak, o sözcüğün her isimle doğal biçimde birleşeceğini göstermez. Önce bütün cümlede ne anlatıldığını belirle, sonra birlikte kullanılan sözcük çiftini seç.

Yeni bağlamda seçim

Bir kampüs kulübü, etkinlik alanının girişine kısa bir tabela asıyor. İlk cümle, kapının yanındaki boyanın henüz kurumadığını ziyaretçilere bildirmeli. İkinci cümle, gönüllülerden etkinlik kurallarına uymalarını istemeli. Bu iki amaca göre wet paint ve stick to the rules seçimlerini kullan.

Çözüm: Tabelaya Wet paint. Please do not touch the wall. yazılabilir. Gönüllülere ise Please stick to the event rules. denebilir. İlk seçim, görünen durumu kısa biçimde bildirir. İkinci seçim, kurallara uyma eylemini ifade eder. Aynı sözcükleri başka bir cümleye taşımadan önce bağlamın bu anlamları hâlâ desteklediğini kontrol et.

  • take a break ifadesi doğal bir sözcük eşleşmesidir. Bu ifade, ara verme anlamını birlikte kuran doğal bir fiil-isim birleşimidir.
  • Bir öğrenci kurallara bağlı kalmayı anlatıyor. Hangi ifade uygundur? Stick to the rules, kurallara bağlı kalmayı anlatan uygun bir eşleşmedir.
  • Uygun ifadeyi tamamla: make an ___ Make an effort, çaba göstermek anlamında doğal bir fiil-isim kalıbıdır.
  • Do an effort is a natural collocation in English for 'trying hard'. 'Do an effort' is a literal translation error. The natural collocation is make an effort.
  • Which verb naturally fits with 'the rules' when expressing commitment? Stick to the rules is the conventional phrase used to describe following established guidelines.

İleri Düzey B2 Eşdizim Eşleştirmesi

  • cast doubt on — Bir savın ya da bilginin doğruluğuna gölge düşürmek
  • shed light on — Karanlıkta kalan karmaşık bir konuyu aydınlatmak
  • pave the way for — Gelecekteki önemli bir gelişmenin önünü açmak
  • bear in mind — Önemli bir kuralı ya da gerçeği daima hesaba katmak