Deyimsel Anlamı Gerçek Anlamdan Ayırma
Önceki sözcük eşleşmeleri ve öbek fiillerde olduğu gibi, burada da anlamı çevresindeki ipuçlarıyla kontrol et.
İş hayatı ve sosyal iletişimde mecazi deyimlerin ton ve etki gücü
Daha önce bildiğin eşleşmeler, sözcüklerin yan yana nasıl kullanıldığını. Öbek fiiller ise birlikte hangi anlamı verdiğini gösteriyordu. Şimdi bir konuşma ya da kısa metindeki en az iki ipucunu kullanarak bir deyimin amaçlanan anlamını açıklayacaksın.
İlk yorum
Seminerde biri break the ice dediğinde, gerçekten donmuş bir gölden mi söz ediyor? Yoksa öğrencilerin sessizce oturması ve bir şakadan sonra gülmeye başlaması başka bir anlamı mı düşündürüyor?
Amaçlanan anlamı en az iki bağlam ipucuna dayanarak açıklayabilirsin.
İpuçları anlamı nasıl değiştirir?
Deyimsel anlam, bir ifadenin tek tek sözcüklerinin gerçek anlamından farklı olarak bağlamda kazandığı anlamdır. Break the ice sözcük sözcük düşünüldüğünde buzu kırmak demektir. Seminer öyküsünde ise gerçek buz yoktur. Sessizlik ve şakadan sonra başlayan gülüşmeler, ifadenin sohbeti başlatmayı veya ilk gerginliği azaltmayı anlattığını gösterir.
Anlamı bulurken şu ipuçlarını birlikte değerlendir:
- Olay: İfade söylenmeden hemen önce ne oluyordu?
- Tepki: İfade söylendikten sonra insanların davranışı değişti mi?
- Amaç: Konuşmacı bir şeyi fiziksel olarak mı anlatıyor, yoksa insanların iletişim kurmasını mı kolaylaştırıyor?
Örnekte sessizlik ilk ipucudur. Şakadan sonra öğrencilerin gülmesi ve rahatlaması ikinci ipucudur. Bu iki işaret, yorumu gerçek buzdan uzaklaştırıp sosyal duruma taşır. Sadece deyimin içindeki sözcüklere bakmak bu bilgiyi vermez.
Gerçek anlam ve uygun kullanım
Karşılaştır: The warm sun broke the ice on the pond. Burada gölet ve güneş, gerçek buzun erimesiyle ilgili bir durumu anlatır. Buna karşılık A quick joke broke the ice before the discussion. cümlesinde tartışma öncesindeki sosyal sessizlik ve şakaya verilen tepki, deyimsel yorumu destekler.
Deyimsel kullanımın uygunluğu da bağlama bağlıdır. Arkadaşların arasındaki rahat bir sohbette break the ice doğal bir seçim olabilir. Ancak laboratuvar raporunda bir buz örneğinin parçalanmasını anlatırken bu ifade kafa karıştırabilir. Fiziksel olayı açıkça anlatmak gerekiyorsa doğrudan, gerçek anlamlı bir ifade seç. Amaç insanları konuşmaya teşvik etmekse deyim yerinde olabilir.
Uyarı
Bir ifadeyi yalnızca içindeki sözcüklere göre yorumlama. Olayı ve insanların tepkisini kontrol et. Bağlam gerçek anlamı destekliyorsa deyimsel yorumda ısrar etme.
break the ice ifadesinin anlamını artık sözcükleri tek tek çevirmeden, bağlamdaki işaretlerle açıklayabilirsin. Sıradaki örnekte, başka bir gündelik benzetmenin ne anlattığını yine çevresindeki ipuçlarından çıkaracaksın.
break the ice
ortamdaki gerginliği azaltıp sohbeti başlatmak
- Nora praised the room's frozen window. cümlesi kesinlikle deyimsel midir? Pencere gerçekten donmuşsa ifade gerçek anlamda kullanılmış olabilir. Deyimsel yorumu desteklemek için sosyal durum gibi ek bağlam ipuçları gerekir.
- Şu durumda break the ice ne anlama gelir? Yeni üyeler ve onları rahatlatan bir şaka, sosyal ortam ipuçlarıdır. Bu nedenle ifade gerçek buzdan değil, konuşmayı kolaylaştırmaktan söz eder.
- Bir sunum öncesi sessizlik ve şakadan sonra başlayan sohbet, deyimin hangi anlamını destekler? Sessizlik ve ardından başlayan sohbet birlikte, ifadenin sosyal bir başlangıcı anlattığını gösterir. Gerçek buzla ilgili bir ipucu yoktur.
Gerçek anlam vs mecazi anlam tezatı ('have a lot on one's plate' -> çok yoğun olmak)…