Söz Alıp Konuşmayı Başlatma
Önceki betimlemelerde verdiğin ayrıntılar, konuşmanın konusuna giriş yapmana yardımcı olur. Bir arkadaşın proje fikrini anlatırken sohbete nasıl katılır, fikrine nasıl karşılık verir ve bir noktayı anlamadığında ne söylersin? Bir İngilizce ikili konuşmada uygun söz almayı, önceki söze tepki vermeyi ve gerektiğinde açıklama istemeyi kullanarak en az üç tur iletişimi sürdürebileceksin.
Sıra alma (turn-taking) ve aktif dinleme reaksiyonları
Sohbete katılmak ve sırayı almak
Konuşma sırası, bir kişinin konuşmayı bitirmesiyle otomatik olarak sana geçmez. Kısa bir duraklama, göz teması veya karşı tarafın düşüncesini tamamlaması söz almak için uygun bir an olabilir. Araya girmek yerine konuşmanın akışına bağlanan kısa bir giriş kullan. Örneğin, Could I add something? nazikçe katkı sunmaya hazır olduğunu belirtir. That sounds interesting. ise önce karşı tarafın söylediğini kabul eder, ardından kendi düşüncene geçmen için alan açar.
Söz alma yalnızca konuşmaya başlamak değildir. Uygun söz alma, hem doğru anı hem de konuşmanın tonuna uygun bir başlangıcı seçmektir. Arkadaşın bir grup projesi için kütüphanede buluşmayı önerdiğinde, doğrudan başka bir konu açmak yerine öneriye bağlanabilirsin. Böylece yeni sözün, önceki konuşmadan kopuk duyulmaz.
Önceki söze bağlı kalmak
Karşılıklı tepki, bir konuşmacının sözünü duyduğunu ve yanıtının o sözle ilişkili olduğunu göstermektir. Katılabilir, ek bilgi verebilir veya nazikçe farklı bir düşünce sunabilirsin. Örneğin, arkadaşın çalışma saatini önerirse That works for me. What time were you thinking? diyerek hem öneriye tepki verir hem de planı ilerleten bir soru sorarsın. Sadece Okay. demek bazen yeterlidir, ancak sohbeti sürdürmek için çoğu zaman yeni bir katkı gerekir.
Aşağıdaki konuşmada her tur, önceki turla bağlantı kurar. Konuşmacılar sırayla söz alır, öneriye karşılık verir ve belirsiz kalan bilgiyi netleştirir.
Anlaşılmayan noktayı netleştirmek
Açıklama isteme, emin olmadığın bilgiyi tahmin etmek yerine konuşmacıya sormaktır. Saat, yer veya önerinin hangi seçeneğe işaret ettiği belirsizse kısa ve açık bir soru sor. Örnekteki Did you say three or half past three? iki olasılığı belirttiği için karşı tarafın yanıtlamasını kolaylaştırır. Yanlış tahmin, konuşmanın devam ediyor gibi görünmesine rağmen iki kişinin farklı şeyler anlamasına yol açabilir.
Üç beceriyi birlikte düşün: uygun anda söz al, önceki mesaja bağlı bir tepki ver, sonra gerçekten belirsiz kalan noktayı sor. Bir sonraki örnekte, verilen tepkinin önceki söze ne kadar bağlı olduğunu karşılaştır.
- Bir arkadaş öneri sundu. Söz almadan önce kısa bir duraklamayı beklemek uygun olabilir. Kısa bir duraklama, karşı tarafın sözünü tamamladığını gösterebilir ve araya girmeden katkı sunmana fırsat verir.
- Arkadaşın toplantı yerini önerdi. Hangi yanıt önceki söze bağlıdır? İlk yanıt öneriyi kabul eder ve aynı konu hakkında soru sorar. Diğer seçenekler konuşmayı başka yöne taşır.
- Saati yanlış duymuş olabilirsin. Netleştirmek için hangi kısa soruyu söylersin? İki olası saati açıkça sormak, tahmin yürütmek yerine bilgiyi netleştirir.
Söz alma, konuyu açma, onaylama ve kibarca bitirme