Ders 4 / 35 · İngilizce B1

Gelecek Planları

Bu salt okunur bir görünüm. Burada yaptığın hiçbir şey kaydedilmez, hiçbir puan tutulmaz.

Niyet ve öngörü bildirme

Geçmişte olanları anlatırken zamanı, deneyimlerden söz ederken ise deneyim ile bugünkü bağlantıyı dikkate almıştın.

Seyahat Kararları ve Rezervasyon Görüşmesi Will, be going to ve şimdiki zaman ile gelecek anlatımının incelikleri

Pazartesi günü Ece, hafta sonu için iki cümle söylüyor: birinde kararını yeni veriyor, diğerinde arkadaşına önceden söz vermiş. Başka bir arkadaş da yağmur yağacağını düşünüyor. Bu üç durumda aynı gelecek kalıbını kullanmak kulağa doğal gelir mi?

Ece’s Plans for the Week

On Monday, Ece looks at her busy university week. She has decided to study at the library on Wednesday, so she says, “I’m going to study there.” On Thursday, she has a meeting with her project group at two o’clock, so she says, “We’re meeting at two.” Dark clouds are gathering, and Ece says, “It’s going to rain.” Later, her friend asks about Saturday, and Ece decides to help with a campus event: “I’ll help you.”

Niyet, kanıt ve ayarlanmış plan

Hafta içindeki bir planı anlatırken önce cümlenin hangi durumu gösterdiğini belirle: kişisel niyet, öngörü ya da önceden ayarlanmış plan. Türkçedeki “-ecek/-acak” tek başına bu ayrımı göstermez. İngilizcede seçim, konuşanın ne bildiğine ve neye karar verdiğine bağlıdır.

Bir haftalık programda bu kalıpları karşılaştır:

DurumKullanılan yapıÖrnek
Önceden oluşmuş niyetbe going to + fiilin yalın hâliI’m going to revise on Tuesday.
Şu anda verilen karar veya kişisel öngörüwill + fiilin yalın hâliI’ll call my tutor tonight.
Kanıta dayalı öngörübe going to + fiilin yalın hâliThe sky is very dark. It’s going to rain.
Önceden ayarlanmış buluşmapresent continuousWe’re meeting our group on Thursday.

Going to seçimi, bir şeyi yapma niyetinin konuşmadan önce var olduğunu gösterir. Örneğin I’m going to revise on Tuesday. diyen kişi, salı günü tekrar yapmayı önceden planlamıştır. Bu, her ayrıntısı ayarlanmış bir etkinlik olduğu anlamına gelmez.

Will ise konuşma anında alınan kararı veya konuşanın kişisel öngörüsünü aktarabilir. Arkadaşın yardım istediğinde I’ll help you. demek, o anda verilen bir tekliftir. I think our team will finish the project. cümlesinde ise I think kişisel tahmin olduğunu belli eder.

Öngörüde kanıta bak. Şimdi görülen koyu bulutlar It’s going to rain. demeyi destekler. Belirgin bir kanıt sunmadan, yalnızca fikrini belirttiğinde I think it will rain. uygundur. Buradaki ayrım, bir yapının her zaman kesin, diğerinin her zaman belirsiz olması değildir. Önemli olan öngörünün görünen kanıta mı, konuşanın fikrine mi dayandığıdır.

Önceden kararlaştırılmış buluşmalarda present continuous kullanılır: I’m meeting my adviser on Friday. Bu cümle, yalnızca genel bir niyet değil, ayarlanmış bir görüşme anlatır. Fiilden önce özneye uygun am, is veya are gelir. Ardından -ing biçimi kullanılır.

Uyarı

Going to sonrasında fiili -ing biçimine getirme. Niyet için She’s going to study. denir. Ayarlanmış buluşma için She’s meeting her group. denir. Bu iki cümle yakın görünür, ancak planın niteliği farklıdır.

Bir program cümlesini sınıflandırırken kendine şu soruları sor: Karar önceden mi verilmiş? Konuşan şu anda mı karar veriyor? Öngörüyü destekleyen görünür bir kanıt var mı? Bir buluşma karşılıklı olarak ayarlanmış mı? Bir haftalık planı anlatırken bu sorular, niyet, öngörü ve ayarlanmış plan için uygun yapıyı seçmene yardım eder. Sonraki adımda bu ayrımları haftalık program ayrıntılarına uygulayacaksın.

  • Bulutları gören biri neden öngörüsünde kanıta dayalı yapıyı seçebilir? Görünen koyu bulutlar, yağmur öngörüsünü destekleyen mevcut bir kanıttır.
  • Önceden ayarlanmış cuma görüşmesi için hangisi uygundur? Önceden ayarlanmış görüşme için şimdiki zamanın -ing biçimi kullanılır. Yardımcı fiil de gerekir.
  • Önceden oluşmuş niyet: We are going to ___ on Wednesday. Going to sonrasında fiilin yalın hâli gelir. Bu nedenle doğru biçim study olur.
  • Kişi aniden karar verdiği bir durumu anlatırken 'be going to' kullanır. Anlık kararlar için will yapısı tercih edilir. be going to önceden var olan niyetleri belirtir.
  • Koyu bulutları görüp 'It ___ rain soon' dediğimizde ne kullanırız? Görünen kanıtlara dayalı öngörülerde be going to kullanılır.

Ayarlanmış programı anlatma

Geçmiş olaylarda zaman ipuçlarını, deneyimlerde ise bugünkü bağlantıyı kullanarak doğru zamanı seçmiştin. Bir haftalık programda buna ek olarak, bir etkinliğin gerçekten ayarlanıp ayarlanmadığına bakmak gerekir.

Takvimde yeri olan planlar

Bir planın günü, saati ve çoğu zaman başka biriyle yapılmış bir düzenlemesi belliyse, İngilizcede bu ayarlanmış planı anlatmak için şimdiki zaman biçimi kullanılabilir. Önemli nokta, eylemin şu anda sürmesi değil, gelecekteki düzenlemenin şimdiden kesinleşmiş olmasıdır. Bu biçim özellikle randevu, ders, toplantı ve bilet alınmış etkinlikler için doğaldır.

Bunu haftalık takvimdeki bir kayıt gibi düşün. Takvimde yalnızca “kütüphaneye gitme niyeti” yazıyorsa plan henüz kişisel bir niyettir. Ancak kütüphane çalışma odası rezerve edilmiş ve çalışma arkadaşıyla saat kararlaştırılmışsa, bu artık ayarlanmış bir programdır. İngilizce cümle, takvimdeki bu kesinliği dinleyiciye aktarır.

Ayarlanmış planı kurma

Şu örnekte özne, şimdiki zamanın yardımcı fiilini alır. Ana fiil de “-ing” biçiminde gelir:

Ece is meeting her project group on Tuesday at three.

Burada Ece’nin grupla görüşmesi yalnızca aklından geçen bir şey değildir. Gün ve saat belirtilmiştir, ayrıca grup buluşması ayarlanmıştır. Cümlede gelecek zaman zarfı olan on Tuesday bulunsa da, gelecek anlamını tek başına bu ifade yaratmaz. Ayarlanmış etkinlik ve bağlam birlikte bu yorumu verir.

Bu cümleyi adım adım çözümle:

  1. Ece, cümlenin öznesidir.
  2. is, özneye göre seçilen yardımcı fiildir.
  3. meeting, eylemi “-ing” biçiminde gösterir.
  4. on Tuesday at three, etkinliğin zamanını açıklar.

Aynı yapıyla başka bir ayarlanmış etkinlik şöyle anlatılır: We are having a seminar on Thursday morning. Seminerin programda yer alması, konuşanın yalnızca bir niyet bildirmediğini gösterir.

Haftalık programı okuma

GünProgramdaki İngilizce cümlePlanın niteliği
SalıI am meeting my tutor at two.Saati belirlenmiş buluşma
ÇarşambaWe are visiting the language centre.Düzenlenmiş ziyaret
PerşembeEce is giving a short presentation.Programda yer alan sunum
CumaThey are having lunch with their supervisor.Başka biriyle ayarlanmış buluşma

Tablodaki cümlelerde biçim aynıdır, fakat özneye göre yardımcı fiil değişir: I am, we are, Ece is, they are. Ana fiil ise meeting, visiting, giving ve having biçimlerinde kalır. Bu eşleşme, bir haftalık programdan en az dört ayarlanmış etkinliği tutarlı biçimde anlatmayı sağlar.

Ece’nin haftalık konuşması

Konuşmadaki I am meeting ve I am giving ayarlanmış etkinlikleri gösterir. Deniz’in I think you will feel prepared cümlesi ise kişisel bir öngörüdür. Önceki bölümde ele alınan niyet ve öngörü ayrımı burada değişmez. Bu örnekte dikkat, takvimde kesinleşmiş etkinliği farklı biçimde ifade etmektedir.

Yakın bir örnek

Çözümlenmiş örnek: Mina is having coffee with her adviser at eleven on Wednesday. Çarşamba günü, saat on bir ve danışmanla buluşma bilgileri, planın ayarlanmış olduğunu destekler. Bu nedenle cümle, yalnızca Mina’nın kahve içme niyetini değil, kararlaştırılmış buluşmayı anlatır.

Benzer örnek: Mina is meeting her study partner at eleven on Thursday. Gün ve kişi değişmiştir, ancak etkinlik yine önceden düzenlenmiş bir buluşmadır. Aynı yapı bu yüzden uygundur.

Uyarı

Yalnızca gelecek zaman ifadesine bakıp karar verme. I am studying on Saturday bağlama göre ayarlanmış bir program da, kişisel bir plan da olabilir. Bir çalışma grubu kararlaştırılmışsa program yorumu güçlenir. Kişi sadece çalışmayı düşünüyorsa niyet bildiren başka bir yapı daha uygun olabilir. Buna karşılık I will study on Saturday konuşma anında verilmiş bir karar ya da öngörü bağlamında kullanılabilir, ancak tek başına önceden ayarlanmış buluşma anlamı taşımaz.

İpucu

Ayarlanmış programı anlatırken günü, saati veya diğer kişiyi eklemek, dinleyicinin planın kesinliğini anlamasına yardım eder. Her cümlede bütün ayrıntıları vermek gerekmez. Ancak bağlam belirsizse, yer ya da kişi gibi bir ayrıntı eklemek iki yorumu ayırabilir.

  • Bir oda ve saat önceden ayarlanmışsa hangi yorum daha güçlüdür? Yer ve saat gibi ayrıntılar etkinliğin yalnızca niyet değil, düzenlenmiş bir plan olduğunu destekler.
  • Hangi cümle ayarlanmış bir randevuyu anlatmaya en uygundur? Belirli bir saatle verilen buluşma, önceden düzenlenmiş randevu yorumunu destekler.
  • Ders grubu cuma için toplantıyı kararlaştırdı: We ___ on Friday. Özne we ile yardımcı fiil are kullanılır ve eylem meeting biçimine gelir.

Plan türüne uygun yapı seçimi

Geçmişteki olaylarda zaman ipuçlarını, deneyimlerde ise bugünkü bağlantıyı kullanarak uygun yapıyı seçmiştin. Haftalık bir programda şimdi her gelecek cümlesi için kararın kaynağını belirle.

Gelecek Zaman Formları ve Niyet Düzeyleri Will, Be Going To ve Present Continuous yapılarının kullanım haritası

Seçimi kanıta dayandırma

Aynı gelecek olay, konuşanın ne bildiğine ve ne anlatmak istediğine göre farklı biçimlerde ifade edilebilir. Önce cümlenin taşıdığı kanıta bak: konuşan kendi niyetini mi söylüyor, belirlenmiş bir düzenlemeyi mi bildiriyor, yoksa mevcut işaretlerden bir sonuç mu çıkarıyor? Bu ayrım, Planlı Gelecek İfadesi, Önceden Kararlaştırılmış Plan ve Gelecek Öngörüsü arasında seçim yapmayı sağlar.

Bir haftalık program üzerinde çalıştığını düşün. Ece pazartesi günü cuma için bir etkinlik düzenliyor. Arkadaşı Mert ise cuma akşamı kampüs etkinliğine bilet almış. Hava durumu uygulamasında yağmur simgesi görünüyor. Üç cümle de gelecekten söz eder, ama her birinin dayandığı bilgi farklıdır. Seçim, yalnızca “gelecek zaman” anlamına göre değil, konuşanın elindeki kanıta göre yapılır.

Karar adımları

  1. Niyet varsa, kişi bir şeyi yapmaya karar verdiğini bildiriyorsa be going to + fiilin yalın hâli kullanılabilir. Cümle, önceden kesinleştirilmiş bir saat veya rezervasyon gerektirmez.
  2. Ayarlanmış bir plan varsa, etkinlik için saat, yer, bilet veya başka bir düzenleme belirlenmişse present continuous gelecek anlamında kullanılabilir. Burada biçim şimdiki zaman gibi görünür, fakat gelecek zaman ifadesi ve bağlam planı geleceğe taşır.
  3. Öngörü varsa, konuşan gördüğü veya bildiği işaretlerden sonuç çıkarıyorsa be going to kullanılabilir. Anlık tahmin veya kişisel değerlendirme öne çıkıyorsa will de uygun olabilir.

Bu adımları Ece’nin haftasına uygula. Ece henüz kimseyle görüşme ayarlamamış, ama hafta sonu kütüphanede çalışmaya karar vermiştir: “I’m going to study at the library this weekend.” Bu, niyettir. Mert’in cuma akşamı için biletleri vardır ve arkadaşıyla buluşma saati bellidir: “I’m meeting Sam at six on Friday.” Bu, ayarlanmış plandır. Yağmur simgesi bir kanıttır: “It’s going to rain on Friday.” Bu, işarete dayalı öngörüdür.

Tek olay, farklı kanıt

Şimdi “Ece cuma günü kampüste çalışacak” bilgisini sınıflandıralım. İlk adımda, Ece’nin bunu yalnızca kendi niyeti olarak mı söylediğini, yoksa çalışma arkadaşıyla saat belirleyip belirlemediğini sor. İkinci adımda, cümledeki kanıtı seç: niyet için Ece’nin kararı, ayarlanmış plan için kesinleşmiş buluşma, öngörü için gözlenebilir bir işaret gerekir. Üçüncü adımda yapıyı bu kanıtla eşleştir.

Ece yalnızca kararını açıklıyorsa şöyle der: “I’m going to work on campus on Friday.” Kütüphanede bir çalışma arkadaşıyla saat dörtte buluşmayı ayarladıysa şöyle der: “I’m working with Maya at four on Friday.” Cuma günü kampüsün kapalı olacağı duyurulmuşsa, Ece’nin kampüste çalışacağına dair tahminini değiştirmesi gerekir. Bu durumda eski niyeti, gerçekleşmesi kesinleşmiş bir düzenlemeye dönüştürmez. Yeni kanıt, tahminini etkiler. Programdaki bir ayarlama varsa onu ayrıca belirtir.

Yaygın karışıklık, going to ifadesini her gelecek cümlesinde kullanmaktır. Bu yapı hem niyet hem de kanıta dayalı öngörü anlatabilir. Hangi anlamın amaçlandığını çevresindeki bilgi belirler. Buna karşılık present continuous gelecek anlamında kullanıldığında, yalnızca kişinin aklından geçen bir niyeti değil, düzenlenmiş etkinliği öne çıkarır. “Cuma günü çalışmayı düşünüyorum” ile “Cuma günü Maya’yla saat dörtte buluşuyorum” aynı kesinlikte bilgi vermez.

İpucu

Bir cümleyi seçmeden önce kendine şu soruyu sor: “Bu gelecek bilgisini hangi kanıt destekliyor?” Karar varsa niyeti, saat veya buluşma gibi düzenleme varsa ayarlanmış planı, görünür işaret varsa öngörüyü anlat.

Yapıların karşılaştırması

İletişim amacıYapıHaftalık program örneği
Niyetbe going to + fiilin yalın hâliI’m going to revise on Tuesday.
Ayarlanmış planpresent continuousI’m meeting my tutor at two on Wednesday.
İşarete dayalı öngörübe going to + fiilin yalın hâliThe road is wet. It’s going to rain again.
Anlık tahmin veya değerlendirmewill + fiilin yalın hâliI think the seminar will be useful.

Tablodaki yapılarda özneye göre be biçimi değişir: I’m, she’s, we’re. Fiilden önce gelen yardımcı yapıyı koru. Örneğin “She’s going to studies” yanlıştır. going to sonrasında fiilin yalın hâli gelir: “She’s going to study.” Ayarlanmış plan cümlesinde ise “She’s meeting her group at noon” biçiminde, kişiyle uyumlu be ve -ing biçimi kullanılır.…