Kanıttan Güçlü Çıkarım
Must (%95 kesin olumlu), Might/May/Could (%50 olasılık) ve Can’t (%95 kesin olumsuz)
Koridordaki ipuçları Daniel’ın yerini kanıtlıyor mu, yoksa yalnızca olasılıklardan birini mi destekliyor? Bir çıkarımın gücü, kanıtın ne kadar doğrudan olduğuna bağlıdır. Bağlamdaki kanıtları değerlendirerek uygun çıkarım ve kesinlik ifadesini seçebilecek, geçmiş çıkarımın biçimini gerekçelendirebileceksin.
Kanıt ile çıkarım arasındaki bağ
Kiplik ve çıkarım, konuşmacının bir önermeyi ne ölçüde olası gördüğünü ve bu yargıyı hangi kanıta dayandırdığını gösterir. Daniel’ın çantasının odada olması, onun odada bulunabileceğini düşündürür. Fakat başka biri çantayı bırakmış olabilir. Bu yüzden kanıtı, kanıtın izin verdiğinden daha kesin bir sonuca dönüştürmemek gerekir.
- Güçlü kanıt, çıkarımı güçlü biçimde destekleyebilir: The lights are on, so Daniel must be in the room.
- Birden fazla açıklama mümkünse daha temkinli bir ifade seçilir: Daniel might be in the office.
- Kanıt bir sonucu güçlü biçimde dışlıyorsa olumsuz çıkarım kurulur: Daniel can’t be in the seminar room. His coat and bag are both missing.
Buradaki must, konuşmacının güçlü çıkarımını bildirir. Aynı sözcük zorunluluk da bildirebilir: Students must submit their reports by Friday. Bu cümlede bir kanıttan sonuç çıkarılmıyor. Bir gereklilik ifade ediliyor. Benzer biçimde The presentation should start at nine. beklenti veya planlanan düzen hakkında bilgi verir. Sadece should sözcüğünü görüp çıkarım anlamı varsaymayın. Cümlenin kanıt mı sunduğunu, yoksa kural ya da beklenti mi bildirdiğini inceleyin.
Önemli
Bir ifadenin güçlü görünmesi, çıkarımın kanıta dayandığını tek başına göstermez. Kanıt ile sonuç arasındaki bağı da kontrol edin.
Geçmişe dönük çıkarım
Kanıt geçmişte gerçekleşmiş bir eyleme işaret ediyorsa, çıkarımın biçiminde have ve fiilin üçüncü hâli kullanılır. Örneğin, yazıcının çıktısı yeni alınmışsa Mina şöyle diyebilir: Daniel must have printed the slides. Burada yeni çıktı, geçmişteki yazdırma eylemini destekler.
Kanıt daha belirsizse might have veya could have seçilebilir: Daniel might have left through the back door. Güçlü karşı kanıt varsa can’t have kullanılır: Daniel can’t have used the main entrance. The access log shows no entry. Her örnekte önce kanıtı belirleyin, sonra sonucun ne kadar güçlü biçimde desteklendiğini değerlendirin.
Uyarı
Daniel must have printed the slides. cümlesi, “Daniel slaytları yazdırmak zorundaydı” anlamına gelmez. Kanıta dayalı okuma, yazdırmanın gerçekleşmiş olduğuna ilişkin çıkarımdır. Zorunluluk için cümlenin görev veya kural bildirip bildirmediğine bakın.
Bir sonraki adımda, aynı kanıtın neden farklı kesinliklerde yorumlanabileceğini tartacaksınız: Yazıcının çalışması Daniel’ın slaytları bastığını kanıtlar mı, yoksa yalnızca makul bir olasılık mı sunar?
- Her laptop is still open, so she must have left the library. çıkarımı kanıtla destekleniyor mu? Açık bir dizüstü bilgisayar, kişinin kütüphaneden ayrıldığını göstermez. Bu kanıt güçlü bir must have çıkarımını desteklemez.
- Koridordan anahtar sesi geliyor ama kapı açılmıyor. En temkinli çıkarım hangisi? Anahtar sesi dışarıda biri olma olasılığını destekler, ancak kişinin orada olduğunu kesinleştirmez. Bu nedenle temkinli might uygundur.
- Giriş kaydı kapının açılmadığını gösteriyor. He ___ have entered through that door. Giriş kaydı o kapıdan geçiş olmadığını gösterdiği için geçmişe dönük güçlü olumsuz çıkarım can’t have entered biçimindedir.
Must have been (%95 kesinlik) -> Might have been (%50) -> Can't have been (%95 imkansızlık)