Must ile Güçlü Zorunluluk
Can ile yetenek ve izin, should ile öneri bildirebildiğini hatırla. Bir kampüs tabelasında iki cümle var: You must wear your ID. ve You mustn't enter this room. İkisi de güçlü ifadeler, ama biri yapılması gerekeni, diğeri yasak olanı söylüyor. Günlük kural ve yükümlülük cümlelerini zorunluluk, yasak ve zorunlu olmama anlamlarına göre ayırt edebileceksin.
Must ile kesin zorunluluk, Don't have to ile gereksizliği anlatma
A Rule at the Library
Mina and Daniel study at the university library. A sign says, You must keep your student ID with you. Mina says, I must return this book today. Daniel reads another sign: You mustn't eat in the study room. A librarian explains, You don't have to print your notes; you can read them online. Mina understands that one action is necessary, another is forbidden, and printing is optional.
Zorunluluk ve gereklilik
Bir kural ya da görev, bir şeyi yapmanı gerekli kılabilir. Bu anlamı veren iki yaygın yapı must ve have to biçimleridir. Bu kartta önce güçlü ve doğrudan bir kural gibi duyulabilen must yapısına odaklan. Örneğin I must return this book today. cümlesinde konuşan kişi kitabı bugün geri vermesinin gerekli olduğunu bildiriyor.
Must sonrasında fiilin yalın biçimi gelir. Özne değişse bile must biçimi değişmez: Mina must return the book. ve They must return the books. Burada fiile -s eklenmez. Mina must returns biçimi yanlıştır; çünkü must sonrasındaki fiil yalın kalır.
Yasak ve zorunlu olmama
Olumsuz biçimlerde anlamı dikkatle ayır. Mustn't, bir eylemin yasak olduğunu bildirir: You mustn't eat in the study room. Yani bu eylemi yapmamalısın; mesele yalnızca tercih değildir.
Buna karşılık don't have to, bir şeyi yapmanın zorunlu olmadığını anlatır: You don't have to print your notes. İstersen yazdırabilirsin, istersen yazdırmazsın. “Yasak” anlamına gelmez. You mustn't print your notes dersen yazdırmanın yasak olduğunu söylemiş olursun. Bu iki ifadeyi birbirinin yerine kullanmak, bir seçeneği yanlışlıkla yasağa çevirebilir.
Have to da gereklilik anlatır ve çoğu zaman bir kural ya da koşulun getirdiği yükümlülüğü belirtir. Örneğin Students have to show their IDs. cümlesi öğrencilerin kimliklerini göstermelerinin gerekli olduğunu söyler. Must ile have to arasındaki farkı ve have to yapısının soru ve olumsuz kuruluşunu sonraki açıklamada daha yakından inceleyeceksin.
Bir cümlenin anlamını sınıflandırırken önce yükümlülük bildiren parçaya, sonra olumsuzluğun neyi değiştirdiğine bak: must gerekli eylemi, mustn't yasak eylemi, don't have to ise zorunlu olmayan eylemi gösterir. Kütüphane örneğinde yemek yemek yasak, notları yazdırmak ise isteğe bağlıdır. Tabeladaki olumsuzluk bir yasak mı, yoksa yalnızca zorunluluğun bulunmadığını mı anlatıyor?
- Visitors mustn't touch the display. cümlesi izin verir mi? Mustn't izin vermez; eylemin yasak olduğunu bildirir.
- You don't have to attend the optional talk. ne demektir? Don't have to zorunluluk olmadığını anlatır; yasak anlamına gelmez.
- Yasak anlamı için uygun yapıyı seç: Staff ___ share this password. Şifreyi paylaşmama kuralı bir yasağı gösterir; bu nedenle mustn't uygundur.
Yasal kurallar, kişisel zorunluluklar ve serbestlik dereceleri