Ders 30 / 38 · İngilizce A2

Zorunluluk ve Gereklilik

Bu salt okunur bir görünüm. Burada yaptığın hiçbir şey kaydedilmez, hiçbir puan tutulmaz.

Must ile Güçlü Zorunluluk

Can ile yetenek ve izin, should ile öneri bildirebildiğini hatırla. Bir kampüs tabelasında iki cümle var: You must wear your ID. ve You mustn't enter this room. İkisi de güçlü ifadeler, ama biri yapılması gerekeni, diğeri yasak olanı söylüyor. Günlük kural ve yükümlülük cümlelerini zorunluluk, yasak ve zorunlu olmama anlamlarına göre ayırt edebileceksin.

Kimya Laboratuvarı Güvenlik Kuralları Must ile kesin zorunluluk, Don't have to ile gereksizliği anlatma

A Rule at the Library

Mina and Daniel study at the university library. A sign says, You must keep your student ID with you. Mina says, I must return this book today. Daniel reads another sign: You mustn't eat in the study room. A librarian explains, You don't have to print your notes; you can read them online. Mina understands that one action is necessary, another is forbidden, and printing is optional.

Zorunluluk ve gereklilik

Bir kural ya da görev, bir şeyi yapmanı gerekli kılabilir. Bu anlamı veren iki yaygın yapı must ve have to biçimleridir. Bu kartta önce güçlü ve doğrudan bir kural gibi duyulabilen must yapısına odaklan. Örneğin I must return this book today. cümlesinde konuşan kişi kitabı bugün geri vermesinin gerekli olduğunu bildiriyor.

Must sonrasında fiilin yalın biçimi gelir. Özne değişse bile must biçimi değişmez: Mina must return the book. ve They must return the books. Burada fiile -s eklenmez. Mina must returns biçimi yanlıştır; çünkü must sonrasındaki fiil yalın kalır.

Yasak ve zorunlu olmama

Olumsuz biçimlerde anlamı dikkatle ayır. Mustn't, bir eylemin yasak olduğunu bildirir: You mustn't eat in the study room. Yani bu eylemi yapmamalısın; mesele yalnızca tercih değildir.

Buna karşılık don't have to, bir şeyi yapmanın zorunlu olmadığını anlatır: You don't have to print your notes. İstersen yazdırabilirsin, istersen yazdırmazsın. “Yasak” anlamına gelmez. You mustn't print your notes dersen yazdırmanın yasak olduğunu söylemiş olursun. Bu iki ifadeyi birbirinin yerine kullanmak, bir seçeneği yanlışlıkla yasağa çevirebilir.

Have to da gereklilik anlatır ve çoğu zaman bir kural ya da koşulun getirdiği yükümlülüğü belirtir. Örneğin Students have to show their IDs. cümlesi öğrencilerin kimliklerini göstermelerinin gerekli olduğunu söyler. Must ile have to arasındaki farkı ve have to yapısının soru ve olumsuz kuruluşunu sonraki açıklamada daha yakından inceleyeceksin.

Bir cümlenin anlamını sınıflandırırken önce yükümlülük bildiren parçaya, sonra olumsuzluğun neyi değiştirdiğine bak: must gerekli eylemi, mustn't yasak eylemi, don't have to ise zorunlu olmayan eylemi gösterir. Kütüphane örneğinde yemek yemek yasak, notları yazdırmak ise isteğe bağlıdır. Tabeladaki olumsuzluk bir yasak mı, yoksa yalnızca zorunluluğun bulunmadığını mı anlatıyor?

  • Visitors mustn't touch the display. cümlesi izin verir mi? Mustn't izin vermez; eylemin yasak olduğunu bildirir.
  • You don't have to attend the optional talk. ne demektir? Don't have to zorunluluk olmadığını anlatır; yasak anlamına gelmez.
  • Yasak anlamı için uygun yapıyı seç: Staff ___ share this password. Şifreyi paylaşmama kuralı bir yasağı gösterir; bu nedenle mustn't uygundur.

Have to ile Gereklilik

Kampüs duyurularındaki izin ve öneri ifadelerini tanıyorsun; şimdi bir kuralın yerine getirilmesi gerektiğini anlatan cümleleri, kuralın kaynağına ve sonucuna göre yorumla.

Gerekliliğin cümledeki izi

Bir öğrenci laboratuvara girmeden önce güvenlik gözlüğü takıyor. Bu, kişisel bir tercih değil, yerine getirilmesi beklenen bir gereklilik. İngilizcede bu tür yükümlülükleri anlatmak için have to kullanılır. Özneye göre biçimi değişir: çoğu öznede have to, he, she ve it ile has to gelir.

  • I have to wear safety glasses in the lab. Laboratuvarda koruyucu gözlük takmam gerekiyor.
  • Mina has to submit her form today. Mina formunu bugün teslim etmek zorunda.
  • We have to arrive before the lecture. Dersten önce varmamız gerekiyor.

Bu cümleleri yorumlarken şu sırayı izle:

  1. Önce özneyi bul. Özne he, she veya it ise has to biçimini seç; diğer öznelerde have to kullan.
  2. Ardından yükümlülüğün ne olduğunu belirleyen fiile bak. has to ya da have to sonrasında fiil yalın biçimde gelir: has to submit, have to arrive.
  3. Son olarak cümleyi bir kural veya zorunlu görev olarak anlamlandır.…

Yasak ile Zorunlu Olmamayı Ayırma

Daha önce can ile izin, should ile öneri bildirebildiğini biliyorsun; şimdi iki olumsuz kuralın doğurduğu farklı sonuçları incele.

Must vs Have to vs Don't Have to Matrisi Yasal kurallar, kişisel zorunluluklar ve serbestlik dereceleri

Olumsuzluğun değiştirdiği anlam

Bir kuralın olumsuz olması, tek başına “yasak” anlamına gelmez. Olumsuzluğun hangi parçayı etkilediğini bulmak gerekir: Eylem mi yasaklanıyor, yoksa eylemi yapma gerekliliği mi ortadan kalkıyor?

You mustn't eat in the lab. cümlesinde laboratuvarda yemek yemek yasaktır. Buna karşılık You don't have to bring a printed copy. cümlesinde basılı kopya getirmek zorunlu değildir. İkinci cümle, basılı kopya getirmenin yasak olduğunu söylemez; öğrenci isterse getirebilir.

Bu ayrım, yükümlülük cümlelerinin anlamını analiz ederken önemlidir. Must ile kurulan güçlü zorunluluk ve have to ile kurulan gereklilik, olumlu cümlelerde yapılması gereken bir eylemi bildirir. Olumsuzluk geldiğinde bu iki biçimin anlamını otomatik olarak aynı kabul etme. Özellikle mustn't ve don't have to aynı sonucu vermez.

Anlamı karşılaştırma

YapıBildirdiği anlamOkurun çıkarması gereken sonuç
mustn't + fiilYasakEylemi yapma.
don't have to + fiilZorunlu değilEylemi yapabilirsin, ama yapmak zorunda değilsin.
must + fiilGüçlü zorunlulukEylemi yapman gerekir.
have to + fiilGereklilikEylemi yapman gerekir.

Tabloda belirleyici soru şudur: Cümle, eylemi engelliyor mu, yoksa eylemi gerekli olmaktan mı çıkarıyor? “Yasak” yanıtı eylemi yapmaman gerektiğini gösterir. “Zorunlu değil” yanıtı ise seçeneğin açık kaldığını gösterir.

Bir kuralı adım adım çözümleme

Üniversite çalışma odasında bir duyuru bulunduğunu düşün. Duyuru şöyle diyor: You mustn't leave your bags by the door. You don't have to book a seat before you arrive. İki cümle de olumsuz biçim içeriyor, ancak öğrenciden bekledikleri farklı.

  • İlk cümlede eylemi belirle: leave your bags by the door, çantaları kapının yanında bırakmak.
  • Olumsuz parçanın etkisini belirle: mustn't, bu eyleme izin verilmediğini bildiriyor.
  • Sonucu çıkar: Çantaları kapının yanında bırakmak yasak. “Zorunda değilsin” yorumu burada uygun değildir; çünkü kural bir seçeneği kaldırıyor.
  • İkinci cümlede eylemi belirle: book a seat, yer ayırtmak.
  • Bu kez don't have to yapısının gerekliliği olumsuzladığını gör. Sonuç, önceden yer ayırtmanın gerekli olmadığıdır. Öğrenci yine de yer ayırtabilir.

Yaygın hata, iki cümlede de olumsuz bir biçim gördüğü için ikisini “yapma” diye yorumlamaktır. Bu hata, cümlenin izin verdiği seçenekleri tersine çevirir. Bir yasak eylemi durdurur; gerekliliğin yokluğu ise eylemi seçmeli bırakır. Have to yapısının olumsuzunda don't veya doesn't desteği görülmesi bu temel anlam farkını değiştirmez.

Kampüs konuşması

Konuşmadaki son cümle, iki anlamı ayrı sonuçlara dönüştürüyor. forbidden sözcüğü yasağı, optional sözcüğü ise zorunlu olmamayı özetliyor. Yeni bir kampüs kuralını okurken önce eylemi, sonra olumsuzluğun hangi yapıya bağlandığını belirle. Ardından cümlenin eylemi yasaklayıp yasaklamadığını veya yalnızca zorunluluğu kaldırıp kaldırmadığını gerekçelendir.

  • You don't have to attend the optional workshop. cümlesi katılımı yasaklar mı? Don't have to katılımı yasaklamaz; katılımın zorunlu olmadığını ve seçeneğin açık kaldığını bildirir.
  • Hangi cümle eylemi yasaklar, zorunluluğu kaldırmaz? Mustn't giriş kullanma eylemini yasaklar; don't have to ise kullanmayı zorunlu olmaktan çıkarır.
  • Students ___ submit the form, but they may do so if they want. Boşluğa yasağı değil, zorunlu olmamayı anlatan yapıyı yaz. Don't have to formu teslim etmenin gerekli olmadığını belirtir; mustn't teslim etmeyi yasaklardı.

Kampüs Kurallarını Anlamına Göre Sınıflandırma

Bir kampüs kuralını doğru okumak için önce cümlenin kime hangi sonucu yüklediğini belirle. Daha önce öğrendiğin can izin, should öneri bildirir; burada ise ifadenin bir davranışı zorunlu kılıp kılmadığına, yasaklayıp yasaklamadığına veya seçime bırakıp bırakmadığına bak.

İfadeyi sonuca göre sınıflandırma

Bir duyurudaki kipli ifadeyi tek başına ezberlemek yerine, öğrencinin davranışına etkisini incele. Böylece farklı kuralları ortak bir ölçütle karşılaştırırsın: Bu davranış yapılmalı mı, yapılmamalı mı, yoksa kişi karar verebilir mi?

  • You must wear safety glasses in the lab. Öğrencinin gözlük takmasını zorunlu kılar.
  • You mustn't eat in the reading room. Okuma salonunda yemek yemeyi yasaklar.
  • You don't have to print the article. Makaleyi yazdırmayı zorunlu tutmaz; yazdırmak öğrencinin seçimine bağlıdır.

Sonuçları birbirinden ayırmak için cümleyi Türkçeye sözcüğü sözcüğüne çevirmek yerine küçük bir karar tablosu kur. Her satırda önce eylemi, sonra kuralın bu eyleme verdiği sonucu yaz. Özellikle olumsuz biçimde, “eylemi yapmama zorunluluğu” ile “eylemi yapmak zorunda olmama”yı aynı kategoriye koyma.

İfadeDavranışın durumuSınıflandırma
must wear glassesGözlük takılırZorunluluk
mustn't eatYemek yenmezYasak
don't have to printYazdırmak seçime bağlıdırZorunlu olmama

Duyuruları karşılaştırma

Aynı kampüste farklı kaynaklardan gelen duyurular, aynı davranışın nasıl farklı sınıflandırılacağını gösterir.…

Have to Soru ve Olumsuzlukları

Önceki kampüs konuşmalarındaki izin ve öneri ifadelerini hatırlayarak yeni kural cümlelerinde, kimin ne yapmak zorunda olduğunu ve neyin yasak olduğunu ayırt et. Cümlenin sonuna değil, olumsuzluğun hangi yapıya bağlandığına bak.

Kuralı soru hâline getirmek

Bir yükümlülüğü sorgularken, İngilizcede have to yapısı özneye ve zamana göre do/does desteği alır. Özne üçüncü tekil kişiyse does, diğer öznelerde do kullanılır; yardımcı fiilden sonra have yalın kalır.

  • Do the students have to show their ID?

Öğrenciler kimliklerini göstermek zorunda mı?

  • Does Mira have to submit the form today?

Mira formu bugün teslim etmek zorunda mı?

İkinci cümlede Does Mira has to... denmez. Geçmişteki biçim değişikliği yardımcı fiile taşınır; bu yüzden does sonrasında have kullanılır. Soru, kuralın var olup olmadığını sorar. Tek başına yasak anlamı taşımaz.

Olumsuzlukta anlamı seçmek

Have to olumsuz yapılınca kişi bir şeyi yapmak zorunda değildir. Bu, o şeyi yapmasının yasak olduğu anlamına gelmez. Yasak anlamı için mustn’t, zorunlu olmama anlamı için don’t/doesn’t have to kullanılır.

Durumİngilizce örnekAnlam
ZorunlulukWe have to leave our bags outside.Çantalarımızı dışarıda bırakmalıyız.
YasakYou mustn’t use this door.Bu kapıyı kullanman yasak.
Zorunlu olmamaYou don’t have to print the article.Makaleyi yazdırman gerekmiyor.

Must ile zorunluluk güçlü bir gereklilik bildirirken, have to ile gereklilik günlük kuralları ve yükümlülükleri anlatır. Bu karşıtlıkta asıl dikkat noktası şudur: mustn’t bir davranışı engeller; don’t have to ise zorunluluğu kaldırır. Birini diğerinin yerine koyarsan, kuralın sonucunu ters anlatabilirsin.

Kısa bir kampüs durumu

Aşağıdaki duyuruda soruyu, yükümlülüğü ve serbestliği ayrı ayrı oku. Soruda does yardımcıdır; olumsuz yanıtta doesn’t have to zorunluluk olmadığını söyler. Kapının kullanımı ise mustn’t ile yasaklanır.

Anlamı denetleme

Bir cümleyi sınıflandırırken önce özneyi bul, sonra yardımcı fiilin do mu does mı olduğuna bak. Olumsuzlukta don’t veya doesn’t sözcüklerini görürsen, cümlenin yasak mı yoksa zorunlu olmama mı bildirdiğini tamamındaki anlamdan belirle.

YANLIŞ: You mustn’t bring a notebook. cümlesini “Defter getirmen gerekmiyor” diye çevirmek. Bu cümle defter getirmeyi yasaklar.

DOĞRU: Yalnızca defter getirmenin gerekli olmadığını söylemek için You don’t have to bring a notebook. kullan.

Önceki plan değiştirme konusunu hatırla: Bir buluşmanın yeni saatini sormak için hangi İngilizce soru kalıbını kullanmıştın? Ardından kendine şu soruyu sor: Have to yapısında soru desteğini veya olumsuz anlam farkını en iyi hangi örnek açıklıyor? Sonraki kiplik yapıları değerlendirmesinde benzer cümleleri bağlamlarına göre sınıflandıracaksın.

  • You don't have to wear a tie. cümlesi kravat takmayı yasaklar mı? Don't have to zorunluluk olmadığını bildirir; yasak anlamı vermez.
  • Laboratuvar kuralını sormak için doğru seçeneği belirle. Üçüncü tekil öznede does kullanılır ve ardından fiil have biçiminde kalır.
  • Kurala göre ziyaretçi kayıt yaptırmak zorunda değil: She ___ have to sign in. She ile doesn't have to zorunlu olmamayı anlatır; mustn't ise yasaktır anlamına gelir.