Konuşmada Geçiş Anını Fark Etme
Dinlemede ana fikri ve ses akışındaki ipuçlarını izlemek, konuşmacının sözünü bitirip bitirmediğini fark etmene yardım eder. Bir grup tartışmasında herkes birkaç saniye susarsa, bu sessizlik otomatik olarak konuşma sırasının sana geçtiği anlamına gelir mi? Yoksa biri devam etmek üzereyken araya girmek konuşmanın yönünü değiştirebilir mi?
Tartışmalarda söz alma işaretleri, nezaketle araya girme ve açıklık talep etme kalıpları
Bir grup konuşmasındaki geçiş ipuçlarını çözümleyerek uygun söz alma, yanıt verme veya söz devretme seçeneğini belirleyebilirsin.
A Pause in the Seminar
Mina, Leo, and Ece are planning a student film evening. Mina explains that the lecture room is available, then pauses and looks around the group. Leo starts to speak, but Ece raises a finger and says, “Could I add one point?” Leo stops and nods. After Ece suggests checking the room’s equipment, she turns to Mina and asks, “What do you think?”
Geçiş ipuçlarını birlikte okumak
Araştırma özetinde konuşma sıraları, katılımcıların genellikle sırayla konuştuğu bir düzen olarak açıklanır. Geçişler çeşitli ipuçlarıyla işaretlenebilir. Üst üste konuşma genellikle önlenir ve konuşmacılar arasındaki sessizlik kısa tutulur. Bu, her duraklamanın davet olduğu anlamına gelmez. Bir ipucunu, konuşmacının sözünü tamamlayıp tamamlamadığı ve gruba yönelip yönelmediğiyle birlikte değerlendir. (Araştırma özeti)
Mina’nın duraklaması ve gruba bakması, katkı için alan açtığını düşündüren iki işarettir. Ece’nin Could I add one point? demesi, konuşma sırasına nazikçe talip olduğunu açık eder. Burada amaç konuyu kesmek değil, aynı planlamaya katkı sunmaktır.
Yanıt vermek mi, sözü devretmek mi?
Bir konuşma sırası geldiğinde üç işlevi ayırt et:
- Söz alma: Katkı yapmak için geçiş anını kullanırsın. Could I add one point? bunun açık bir örneğidir.
- Karşılık verme: Önceki fikre bağlı bir yanıt sunarsın. Leo’nun Should we check the projector too? sorusu, salon önerisini geliştirir.
- Söz devretme: Katkından sonra konuşma sırasını belirli bir kişiye veya gruba bırakırsın. Ece’nin Mina, what do you think? sorusu sıradaki katkıyı Mina’ya yöneltir.
Konuşmacının cümlesi tamamlanmış ve bakışı gruba dönmüşse söz alma ihtimali artar. Buna karşılık, ses devam ediyor ve cümle tamamlanmamış görünüyorsa kısa sessizlik bir düşünme aralığı olabilir. Böyle bir anda hemen araya girmek yerine beklemek, konuşmacının fikrini tamamlamasına izin verir.
Uyarı
Sessizliği tek başına geçiş işareti sayma. Ayrıca, sıranı aldığında ilgisiz yeni bir konu açmak önceki konuşmacıya gerçek bir karşılık vermiş olmaz.
İşlenmiş örnek
Leo, projektörü kontrol etmeyi soruyor. Ece önce bu öneriyle ilgili olarak akşam erişimini kontrol etmeyi ekliyor. Ardından Mina’ya adıyla seslenip görüşünü soruyor. Böylece aynı konuşma içinde önce ilgili bir katkı yapıyor, sonra sözü devrediyor. Söz devretme ifadesi olmadan yalnızca susmak, kimin devam edeceğini belirsiz bırakabilir.
Sıranın kime geçtiğini anlamak için tek bir işarete değil, cümlenin tamamlanmasına, duraklamaya ve bakışın yönüne birlikte bak. Bir sonraki örnekte, bir başkasının fikrine bağlı kalırken nasıl daha anlamlı karşılık kurulabileceğini inceleyeceksin. Şu durumda ne yapardın: konuşmacı duraklıyor ama cümlesi tamamlanmamış gibi duyuluyorsa?
- Konuşmacı cümlesini sürdürürken kısa süre susarsa hemen söz almak uygun mudur? Duraklama tek başına sözün devredildiğini göstermez. Cümlenin tamamlanıp tamamlanmadığını da değerlendir.
- Hangi ifade konuşma sırasını belirli bir kişiye yönlendirir? Bir kişiye doğrudan görüşünü soran ifade, sıradaki katkıyı o kişiye yönlendirir.
- Konuşmacı tamamlanmamış bir cümlede duraklarsa önce neyi değerlendirmelisin? Cümlenin tamamlanmamış olması, sessizliğin söz devri değil düşünme aralığı olabileceğini gösterir.
Söz alma ve konuşmayı sürdürme akış şeması (Building upon previous points)